• 2024 January 8
  • 6 dakika okuma süresi
  • Dinle

Anayasa Mahkemesi İdari Yargıda İstinaf İçin Parasal Sınır Öngören Düzenlemeyi İptal Etti

Anayasa Mahkemesi İdari Yargıda İstinaf İçin Parasal Sınır Öngören Düzenlemeyi İptal Etti

Anayasa Mahkemesi (“AYM”) idari yargıda temyize ilişkin parasal sınırları iptal eden kararının ardından, 21.12.2023 tarihli 32406 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 26.10.2023 tarihli E.2023/82 K. 2023/184 sayılı kararı ile konusu beş bin lirayı geçmeyen vergi-tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararlara karşı istinafa başvurulamayacağına dair düzenleme ile parasal sınırların her yıl güncellenmesine ilişkin düzenlemeyi iptal etti. Karar 21.09.2024 tarihinde, Resmî Gazete’de yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek.

İptali İstenen Kanun Hükümleri

İdari Yargılama Usulü Kanunu- Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.)

İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. 

İdari Yargılama Usulü Kanunu Ek Madde 1 – (Ek: 5/4/1990-3622/26 md.; Değişik : 8/6/2000-4577/9 md.):

Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.

Başvuru Özeti

Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi E.2023/81 sayılı ve İstanbul 13. İdare Mahkemesi E.2023/114 sayılı dosyalar kapsamında verilen mahkeme kararı uyarınca tahakkuk eden karar ilam harcının vadesinde ödenmemesi üzerine düzenlenen ödeme emrinin iptaline ilişkin dava ile SGK tarafından verilen idari para cezasına ilişkin açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan mahkemeler;

  • Davanın açıldığı ve uyuşmazlığın karara bağlandığı tarihler arasında her yıl yeniden değerleme oranına göre arttırılan kanun yoluna ilişkin parasal sınırların değişebileceği bu itibarla davanın açıldığı tarih itibarı ile istinaf kanun yolu açık olan bir uyuşmazlık ile ilgili verilen karara karşı karar tarihi itibarıyla istinafa başvurma imkanının ortadan kalkabileceği,
  • Kuralda davanın açıldığı tarih ve karar tarihinden hangisinin istinafa ilişkin parasal sınırların belirlenmesinde esas alınacağının açık olmadığı,
  • Mahkemelerin davaları farklı sürelerde sonuçlandırabileceği göz önüne alındığında aynı tarihte açıldığı halde diğerine göre daha erken karara bağlanan davanın istinafa tabi olması, yargılama süreci uzun süren dava hakkında da istinaf yoluna başvurulamaması gibi sonuçların ortaya çıkabileceği,
  • Bu nedenlerle ilgili hükümlerin mahkemeye erişim hakkı, hükmün denetlenmesini talep etme hakkı, kanuni hakim, hukuki belirlilik öngörülebilirlik ve eşitlik ilkeleri ile çeliştiği

gerekçeleri ile ilgili hükümlerin iptalleri için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur.

AYM’nin İptal Gerekçeleri

AYM iptali istenen ilk hüküm olan İYUK m.45’in konusu beş bin Türk lirasının altında olan davalar yönünden hükmün denetlenmesi hakkına sınırlama getirildiğini belirtmiştir. Bu nedenle ilgili düzenlemenin Anayasa’nın 36. Maddesine aykırı olduğu sonucuna varmıştır.

AYM, Anayasa’nın temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması hususunu düzenleyen 13. Maddesi gereğince temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlandırmaların kanunla yapılması, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekliliklerini vurgulayarak iptali istenen İYUK Ek Madde-1 için istinafa tabi kararların belirlenmesine ilişkin parasal sınırın her yıl güncellenmesi nedeniyle hangi tarihteki parasal sınırın belirleneceğinin açıkça anlaşılır olmaması hususlarının ve İYUK m.45’de yer alan sınırlamanın m.13’e aykırılık teşkil ettiği sonucuna varmıştır.

Sonuç olarak AYM, iptali istenen kanun hükümlerinin Anayasa’nın 13. Ve 36. Maddelerine aykırı olduğunu belirterek, ilgili hükümlerin iptaline karar vermiştir.

Karar Resmî Gazete’de yayın  tarihi olan 21.12.2023’ten itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girecektir.

Değerlendirme

AYM ilgili kararda özellikle “kanunilik ilkesi” bağlamında iptal talebini ele alarak bir temel hak ve özgürlük olan “hükmün denetlenmesini talep hakkı”na sınırlama getirilebilecekse de bu sınırlamanın yukarıda da ifade edildiği üzere Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan şartlara uygun olması gerektiğini, aksi takdirde Anayasa’ya aykırı olacağının tekrar altını çizerek iptali istenen hükümlerin hakkın sınırlanması koşullarına uygun olmadığı gerekçesiyle iptalinin gerektiği sonucuna varmıştır.

Mahkeme yakın tarihte işbu yazımıza konu karara benzer şekilde verdiği E. 2023/36, K. 2023/142 sayılı kararında da temyize ilişkin parasal sınırlara ilişkin düzenlemeyi özellikle “ölçülülük ilkesi” bağlamında değerlendirerek “hükmün denetlenmesi ilkesi” ile çeliştiği dolayısıyla Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmişti (konuya dair yazımıza buradan ulaşabilirsiniz). AYM iki kararda da ortak şekilde hakkın sınırlandırılmasının “orantısız” olmasının sınırlandırma getiren hükmün iptalini gerektirdiğini ve temel hak ve özgürlüklere getirilecek sınırlandırmaların Anayasada yer alan şartlara uygun olması gerektiğini vurgulamıştır.

Temyize ilişkin parasal sınırlara ilişkin düzenlenmeyi iptal eden karar 13 Temmuz 2024 itibariyle yürürlüğe gireceğinden, yasama organının bu tarihe kadar her iki kararda da ortak olarak dikkat çekilen “ölçülülük” ve “belirlilik” yönlerinden aykırılıkları gideren yeni bir düzenleme yapacağı öngörülebilir.