• 2024 January 29
  • 4 dakika okuma süresi
  • Dinle

Marka İptal Yetkisi Mahkemelerden Türk Patent ve Marka Kurumuna Geçti

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) madde 26 hükmü ile Türk Patent ve Marka Kurumuna (“Kurum”) ilgili maddede düzenlenen hallerde markaları iptal etme yetkisi verilmişti. SMK madde 192/1-(a) ile bu hükmün yayım tarihinden yedi yıl sonra, yani 10 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe gireceği; SMK’nın 4. geçici maddesi ile ise 10 Ocak 2024 tarihine kadar bu yetkinin mahkemeler tarafından kullanılacağını düzenleniyordu. Böylelikle, anılan yedi yıllık sürenin dolmasıyla beraber, 10 Ocak 2024 tarihi itibariyle markaların idari iptali için yetki, mahkemelerden Kuruma geçti.  

Derdest Davalar Mahkemelerde Görülmeye Devam Edecek

10 Ocak 2024 öncesinde markaların iptali, marka iptal davası yoluyla mahkemeler yoluyla karara bağlanmaktaydı. Uyuşmazlığı çözmekle yetkili mahkeme, söz konusu iptal kararını Kuruma göndermekte ve hakkında iptal kararı verilen markalar sicilden terkin edilmekteydi.

Yeni düzende yetkinin mahkemelerden Kuruma geçmiş olması halihazırda mahkemeler nezdinde görülmekte olan iptal davalarının akıbetini etkilemeyecek ve derdest davalar mahkemelerce karara bağlanacak. Kesinleşmiş olan iptal kararları ise sicilden terkin edilmeleri için re’sen Kuruma gönderilecek.

Kurumun Marka İptal Yetkisinin Kapsamı

Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle, 10 Ocak 2024 tarihinden sonra iptali istenen markalar Kurum tarafından aşağıdaki hallerde iptal edilecek:

  • Markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir sebep olmaksızın tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından ciddi bir şekilde Türkiye'de kullanılmaması veya kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilmesi;
  • Marka sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri almamasının sonucu olarak markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline gelmesi;
  • Marka sahibi tarafından veya marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım sonucunda markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması;
  • Marka kullanımının SMK madde 32’de düzenlenen garanti markası veya ortak marka teknik şartnamesine aykırılık teşkil etmesi.

Kurumdan bir markanın iptalinin talep edilmesi halinde, iptali talep edilen marka sahibine ilgili talep tebliğ edilecek. Bunun üzerine marka sahibinin cevaplarını bir ay içinde Kuruma sunması gerekiyor. Akabinde Kurum, tarafların iddiaları çerçevesinde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verecek.

Kurumun iptal talebi hakkında verdiği kararlara karşı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (“YİDK”) nezdinde itiraz mümkün. YİDK kararlarına karşı ise Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde itirazda bulunulabilecek. Kurum, bir süre önce iptal taleplerinin nasıl yapılacağına ilişkin usuli detayları içeren “Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı” yayınlamış kamuoyunun görüşe açmıştı. Yayımlanan taslağın Kurum tarafından görüşlerin değerlendirilerek son halini alması bekleniyor. Bu itibarla, Kurumun ortaya çıkabilecek sorunlara ilişkin hazırlık yaptığı ve iptal işlemlerine ilişkin ayrıntıları netleştirmeye çalıştığı söylenebilir.

Değerlendirme

Türkiye’deki marka iptal taleplerinin çözümünün Avrupa mevzuatıyla uyumlu olmasını amaçlayan düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle, marka iptalinin mahkemelere kıyasla Kurum nezdinde daha kısa sürede çözüme kavuşması hedefleniyor. Ancak, yukarıda ifade edildiği üzere Kurumun kararlarına karşı Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde itirazda bulunulabileceğinden, kararın kesinleşme sürecinin uzaması olası. Marka hukuku açısından yeni bir dönem başlatan bu düzenlemenin ne yönde gelişeceği ilerleyen dönemlerde netliğe kavuşacak.