Loader
  • October 11
  • 5 dakika okuma süresi
  • Dinle

Taşıma Hukuku Yazı Dizisi – II: CMR Konvansiyonu’nun Uygulama Şartları

Taşıma Hukuku Yazı Dizisi – II: CMR Konvansiyonu’nun Uygulama Şartları 

Günümüzde ticari ilişkilerin ülkesel sınırları aşan bir boyut alması sonucu milletlerarası taşımacılık ve lojistik faaliyetlerinin de önemi artmıştır. Eşya taşıma türlerinden en yaygın olanının karayoluyla nakliye olduğu kuşkusuzdur. Nitekim, eşya taşımacılığı Türkiye’de %76,1, ABD’de %69,5 ve Avrupa’da %45 oranında karayolu ile yapılmaktadır. Bu durum dikkate alınarak, bu alanda kullanılan belgeler ve taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin devletler arasında ortak standartlar belirlemek amacıyla, 1956 yılında Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) tarafından “Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi” (Convention Relative Au Contrat De Transport İnternational Per Marchandises Par Route) [“CMR Konvansiyonu”] oluşturulmuş ve 1961 yılında yürürlüğe girmiştir. Türkiye’nin 31 Ekim 1995 tarihinde 47. maddesine çekince koymak suretiyle taraf olduğu CMR Konvansiyonu, hukukumuzda kanun hükmünde olup, iç hukuk sistemimizde bağlayıcı hale gelmiştir.

Karayoluyla yapılan eşya taşımalarında taşıyıcının sorumluluğu bakımından, taşımanın Türkiye sınırları içerisinde yapıldığı ihtimalde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulama bulacaktır. CMR Konvansiyonu ise, milletlerarası alanda yapılan karayoluyla eşya taşımalarını düzenlenmiş olup, eğer taşımaya ilişkin uyuşmazlık 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun anlamında yabancılık unsuru taşıyorsa, CMR Konvansiyonu hükümleri devreye girecektir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi konuya dair çeşitli kararlarında uluslararası karayoluyla taşımalar bakımından CMR Konvansiyonu’nun öncelikli olarak uygulanması gerektiğine işaret etmiştir.

Bu yazımızda CMR Konvansiyonu’nun uygulanma şartları özetlenmiştir:

1. Taraflar arasında eşya taşıma sözleşmesi bulunmalıdır.

CMR Konvansiyonu’nun uygulanabilmesi için ilk şart, taraflar arasında eşya taşıma sözleşmesinin kurulmuş olmasıdır. Bunun için eşyanın taşıyana teslimi gerekmez, ancak taşıyanın CMR Konvansiyonu kapsamında sorumluluğunun doğması için taşıyıcı taşınacak eşyayı teslim almış olmalıdır. Buna ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2005 yılında verdiği bir kararında, malların teslim alınmamış ve taşımanın hiç yapılmamış olması halinde taşıyıcının sorumluluğunun genel hükümler çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini ifade etmiştir.

2. Taşıma sözleşmesinin konusu eşya taşımacılığı olmalı; taşıma işi ücret karşılığında ve karayolunda yapılmalıdır.

Eşya taşıma sözleşmesi CMR Konvansiyonu’nda “ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukavele” olarak tanımlanmıştır. Bundan hareketle, taşıma sözleşmesinin konusu eşya taşımacılığı olmalı; taşıma işi ücret karşılığında ve karayolunda yapılmalıdır. CMR Konvansiyonu’nun uygulanmayacağı eşya taşımaları ise uluslararası posta anlaşmaları gereğince yapılan taşımalar, cenaze taşımaları ve ev eşyası taşımaları olarak belirlenmiştir. Eşya yüklü taşıtın yükü boşaltılmaksızın, taşımanın bir bölümünün karayolu dışında bir yolla yapıldığı kurguda da CMR Konvansiyonu taşımanın tümüne uygulanır.

3. Taşıma Konvansiyon’da belirlenen taşıtlarla yapılmalıdır.

CMR Konvansiyonu anlamında karayolundan yapılacak taşımada kullanılacak “taşıt” kavramı, motorlu taşıtlar, dizi halinde taşıtlar, römorklar ve yarı römorkları kapsarken, traktörler kapsam dışında bırakılmıştır.

4. Yükleme ve teslim yeri farklı ülkelerde bulunmalı, bunlardan en az biri CMR Konvansiyonu’na tabi olmalıdır.

CMR Konvansiyonu uyarınca yükleme ve teslim yeri olarak belirlenen yerlerin, iki ayrı ülkede bulunması gereklidir. Ayrıca, söz konusu ülkelerden en az birinin taraf devlet olması şarttır. Ancak bu halde taşıma, CMR Konvansiyonu’na tabii olacaktır. Tarafların yerleşim yeri veya milleti bu bakımdan önem taşımamaktadır.

Taşıma sözleşmesinin tarafları bakımından CMR Konvansiyonu, özel hukuk tüzel kişilerinin yanında, taşımanın Devletler veya kamu kurum veya kuruluşları tarafından yapıldığı ihtimallerde de uygulama bulur.

Son olarak CMR Konvansiyonu, istisnalar dışında taraf devletlere aralarında yapacakları özel anlaşmalarla Konvansiyon hükümlerini değiştirmeme yükümlülüğü getirmiştir.