• June 11
  • 6 dakika okuma süresi
  • Dinle

Yabancı Hakem Kararlarının Türkiye’de Tenfizi

Yabancı Hakem Kararlarının Türkiye’de Tenfizi

Tahkim, hız ve gizlilik gibi pek çok avantajıyla, uluslararası arenada ulusal mahkemelere göre daha çok tercih edilen bir uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır. Bununla birlikte kaybeden tarafın hakem kararını kendi rızasıyla yerine getirmemesi halinde, –ki genellikle durum böyledir– bir tenfiz prosedürünün işletilmesi gerekmektedir. Eğer bir hakem kararı yabancı bir ülkede verilmiş veya Türk hukuku uyarınca [aşağıda açıklanan şekilde] “yabancı” ise, hakem kararının Türkiye’de icra edilebilirlik kazanması mahkeme sürecini gerektirir [1].

Türk hukukunda yabancı hakem kararlarının tenfizi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu [“MÖHUK”] ile düzenlenir. Türkiye aynı zamanda Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Konvansiyonu’na [“Konvansiyon”] da taraftır. Konvansiyon pek çok ülke tarafından imzalanıp onaylandığından, yabancı hakem kararlarının tenfizi veya tanınması genellikle Konvansiyon hükümleri uyarınca yapılır. Bununla birlikte, yabancı hakem kararlarının tenfizini düzenleyen MÖHUK hükümlerinin Konvansiyon hükümlerine hatırı sayılır bir şekilde benzediğini de belirtmek gerekir.

Konvansiyon’un uygulanması için, kararın Türkiye dışında bir imzacı ülkede verilmiş olması veya Türkiye’de verilmiş olmakla birlikte Türk hukukuna göre “yabancı” bir tahkim kararı sayılması gerekir. İkinci durum, tahkim yeri Türkiye olsa da uyuşmazlığın yabancılık unsuru içerdiği ve tarafların iradeleri uyarınca Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun [“MTK”] emredici hükümlerinin uygulanmadığı hallerde söz konusu olur.

Tenfiz Kararını Verebilecek Görevli ve Yetkili Mahkeme(ler)

Konvansiyon, kararın tenfizinin istendiği ülkenin usul kurallarına gönderme yaptığından, görevli mahkeme Konvansiyon veya MÖHUK hükümlerinden hangisinin uygulanacağına göre belirlenecektir.

5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun uyarınca, ilk derece ticaret mahkemeleri yabancı hakem kararlarının tenfizi konusunda karar verebilir. MÖHUK’un ilgili hükümleri uyarınca, yabancı hakem kararının tenfizi hakkında [i.] tarafların yazılı olarak kararlaştırdığı yerdeki ticaret mahkemesi, [ii.] taraflar arasında böyle bir anlaşma yoksa, aleyhine hüküm tesis edilen tarafın yerleşim yerindeki ticaret mahkemesi, [iii.] eğer aleyhine karar verilen tarafın Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, sakin olduğu yer mahkemesi, [iv.] bu da yoksa, icraya konu malın bulunduğu yer mahkemesi görevli ve yetkilidir.

Tenfiz Talebinin Reddi Sebepleri

Konvansiyon uyarınca, yabancı hakem kararının tenfizi talepleri borçlunun:       

  • Tahkim sözleşmesinin geçerli olmadığını, 
  • Savunma hakkının ihlal edildiğini, [örn. Tahkim duruşmasından usulünce haberdar edilmediyse veya tahkim sırasında iddialarını sunmasına engel olunmuş ise],
  • Hakem(ler)in, tahkim anlaşmasının kapsamı dışında kalan veya tarafların iddialarına uygun olmayan konularda hüküm vererek yetkilerini aştığını––bu durumda mümkünse kısmi tenfiz söz konusu olabilir,
  • Hakemlerin seçiminin veya hakemlerin uyguladığı usulün tarafların anlaşmasına, eğer böyle bir anlaşma yoksa, kararın verildiği ülkenin hukukuna aykırı olduğunu, 
  • Kararın henüz tarafları bağlayıcı nitelik kazanmadığını veya kararı veren ülke tarafından iptal edilmiş veya askıya alınmış olduğunu

kanıtlaması ile reddedileceği gibi;

  • Tahkim konusu uyuşmazlığın Türk hukuku uyarınca tahkime elverişli olmadığı ya da
  • Kararın icrasının Türk kamu düzenine zarar vereceği

hallerde Türk mahkemeleri re’sen inceleme yapar ve talebi reddeder.

MÖHUK’ta düzenlenen ret sebepleri de yukarıda listelenmiş kriterlere paraleldir.

Tenfiz Yargılaması Sırasında Ortaya Çıkabilecek Masraflar

Harçlar Kanunu’na göre, eğer hakem kararının konusu bir para alacağı ise nispi harç [tahkim konusu alacağın binde 68,31’i] alınır. Eğer hakem kararının konusu bir para alacağı değil ise, maktu harç alınır ve bu harç 2022 yılı için 80,70 TL’dir. Konvansiyon ve MÖHUK’ta yer alan révision au fond yasağı, diğer bir ifadeyle tahkim kararının esasını inceleme yasağı da göz önüne alındığında, harçlara ilişkin bu uygulama çokça eleştirilmektedir.

Bu harçlara ek olarak, karşı tarafın zararlarını veya potansiyel kayıplarını karşılamak için mahkeme tarafından belirlenecek bir miktar teminatın yatırılması da gerekebilir. Bu teminatın miktarını düzenleyen bir hüküm bulunmasa da uygulamada alacağın yaklaşık %10’u ilâ %15’i oranında tayin edilmektedir. Bu neredeyse otomatikleşmiş uygulama çokça eleştirilse de mütekabiliyet ilkesi uyarınca bazı yabancı devletlerin vatandaşlarının teminat göstermekten muaf olabileceği akılda tutulmalıdır.

Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizinde Zamanaşımı

Türk hukukunda yabancı hakem kararlarının tenfizi için bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. MÖHUK’un ilgili hükmü uyarınca zamanaşımı, hukuki iş ve işlemlerin esasına uygulanan hukuka göre belirlenir. Diğer taraftan, Türk mahkemeleri tarafından verilmiş tenfiz kararları, kesinleşmelerinden itibaren 10 yıl içinde icra edilmelidir.

[1] Bazı durumlarda, özellikle de derdest davalarda, yabancı hakem kararının kesin delil olarak tanınması gerekebilir ve bu tanıma, tenfiz ile aynı koşullara tabidir.