Loader
  • July 5
  • 6 dakika okuma süresi
  • Dinle

BDDK Kararı ile Türk Lirası Kredi Kullanımına YP Varlığı Sınırlaması Getirildi

BDDK Kararı ile Türk Lirası Kredi Kullanımına YP Varlığı Sınırlaması Getirildi

Bankalar ve finansal kuruluşlar dışındaki bağımsız denetime tabi şirketlerin [“Şirket”], Türk Lirası cinsinden nakdi ticari kredi kullanımlarına ilişkin olarak, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun [“BDDK”] 24 Haziran 2022 tarihli ve 10250 sayılı kararı [“Karar”] ile yabancı para varlığı [“YP Varlık”] sınırlaması getirildi.

Karar Kapsamına Giren Şirketler   

Karar’ın uygulanabilmesi için, (i) Şirketin YP Varlıklarının TL karşılığının 15.000.000,00-TL’nin üzerinde olması ve (ii) Şirketin aktiflerin toplamı veya Şirketin son bir yıllık net satış hasılatı arasından daha büyük olan miktarın yukarıda belirtilen eşik miktarının %10’unu aşması hallerinin birlikte bulunması gerekiyor. Bu çerçevede, anılan iki koşulu da sağlayan Şirketler, bundan böyle Türk Lirası nakdi ticari kredi kullanamayacak. Söz konusu değerlendirme, denetime tabi Şirketler açısından son bir yıllık mali denetim üzerinden, konsolide finansal tablo hazırlama yükümlülüğü bulunan Şirketler açısından ise konsolide bilançoları üzerinden yürütülecek.

Karar’da YP Varlık tutarının altın dahil olmak üzere efektif döviz ile bankalardaki yabancı para mevduatını da kapsadığını, bunlara ek olarak BDDK’nın 26 Haziran 2022 tarihli basın açıklamasında [“Basın Açıklaması”] da merkezi yurtdışında olan ve dolayısıyla yurt dışında yerleşik sayılan Şirketler [“yurt dışı yerleşikler”] yabancı para cinsinden ihraç edilmiş menkul kıymetler ve hisse senetleri ile yurt dışı yerleşiklerle yapılan ters repo gibi diğer parasal varlıkların da girdiği belirtiliyor. Öte yandan, Şirketlerin yurt dışında yerleşik olmayanlarla yabancı para cinsinden ihraç edilmiş menkul kıymetler ve Eurobond gibi borçlanma araçlarından oluşan diğer parasal varlıklar YP Varlıkları çerçevesinde değerlendirilmiyor.

Karar Kapsamına Girmeyen Şirketler

Mevzuat uyarınca yabancı para cinsinden kredi kullanması mümkün olmayan ve bankaya kredi başvurusunda bulunduğu tarihten itibaren üç aylık dönem içinde yabancı para net pozisyon açığı bulunan Şirketler ise, söz konusu pozisyon açığı ile sınırlı olarak TL cinsinden nakdi ticari kredi kullanabilecek. Ancak, yetkili bağımsız denetim kuruluşları tarafından hazırlanan en güncel finansal tabloları üzerinden yapılacak incelemeye göre (i) pozisyon açıklarını tespit ettirmeleri ve (ii) bu kuruluşlarca onaylanmış belgeler ile kredi almayı öngördükleri bankaya başvurmaları şart koşuluyor.

Bunun yanı sıra, kredi başvuru tarihi itibariyle YP Varlıklarının TL karşılığı 15 milyon TL’yi aşmayan Şirketlerin, , mevcut YP Varlıkları ile en güncel finansal tablolarına göre Şirket’in aktif toplamını ve son bir yıllık net satış hasılatını bağımsız denetim kuruluşuna tespit ettirmeleri gerekiyor. Ayrıca bu Şirketler, kullanacakları kredinin vadesi boyunca YP Varlıklarının TL karşılığının 15 milyon TL’yi aşmayacağını, aşsa bile Şirketin aktiflerin toplamı veya Şirketin son bir yıllık net satış hasılatı arasından daha büyük olan miktarın yukarıda bahsedilen eşiğin %10’unu geçmeyeceğini kredi alacakları bankaya beyan ve taahhüt edecekler. Bankalar, öngörülen sınırlamanın kredi vadesi boyunca aşılıp aşılmadığının kontrolünü ise Şirketlerin bir önceki ay sonu bilançosuna göre her ayın ilk 10 iş günü içinde bildirecekleri raporlar aracılığı ile sağlayacak.

Bankaların Temin Etmesi Gereken Bilgi ve Belgeler 

Bankaların, Şirketlerin bu sınırlamaya uygun düşüp düşmediğini takip etmek amacıyla, temin etmesi gereken bilgi ve belgelerin kapsamı geniş bir çerçeve ile çiziliyor. Şöyle ki, Basın Açıklaması’nda Şirket tarafından “kredinin amacına uygun kullanıldığının tespitine ve takibine yönelik her türlü bilgi ve belgeyi talep edilmesi halinde bankaya ibraz edeceğine yönelik” taahhütname alınması ve/veya sözleşmenin bu kapsamda güncellenmesi ve iş süreçlerinin buna uygun hale getirilmesi bankaların sorumluluğunda olduğu öngörülüyor. Diğer yandan, banka müşterileri tarafından sunulacak söz konusu bilgi ve/veya belgelere ilişkin standart bir form yayınlanmayacağı da açıkça belirtiliyor.

Kapsam Dahilindeki Ticari Kredilerin ve Mevcut Kredilerin Durumu

Basın Açıklaması ile Karar çerçevesine giren ticari kredilerin ve mevcut kredilerin akıbetinin ne şekilde olacağı açıklığa kavuşturuldu. Buna göre, Karar tarihi öncesi müşterilere tahsis edilmiş limitler veya kullandırılmış krediler çerçevesinde kredinin türüne özel hükümler getirildi. Kısaca belirtmek gerekirse, Şirketlerin bakiye risk artışının bulunması veya bazı hallerde sadece risk tutarının bulunması Şirketleri işbu Karar uyarınca kullandırılabilecek olan kredilerin kapsamından çıkarttı.

Değerlendirme

BDDK, bazı Şirketlerin döviz borcu ya da döviz yükümlülüğü olmamasına rağmen, TL cinsinden kredi kullanarak döviz alımı gerçekleştirdiklerini, bu nedenle üretime, istihdama ve yatırıma gitmesi gereken TL ticari kredi kaynaklarının döviz kurunda spekülasyon amaçlı olarak yanlış kullanımına yol açtığını belirterek, Karar ile bunun önüne geçilmesinin planlandığını bildirdi. Söz konusu sınırlama ile kredilerin tahsis amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının denetiminin artacağı şüphesiz görünüyor. Bu sebeple, şirketlerin önümüzdeki dönemler için planladıkları ticari operasyonlarını ve bankaların kredi tahsislerinde değerlendirdiği kriterleri yeniden gözden geçirmeleri gerektiği kuşkusuz.